work with - Türkçe İngilizce Sözlük

work with

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"work with" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
work with f. yönetmek
Or they may work with an outsourced affiliate management company.
Veya dış kaynaklı bir bağlı kuruluş yönetim şirketi ile çalışabilirler.

More Sentences
Genel
work with f. ile birlikte çalışmak
work with f. (biriyle) çalışmak
Öbek Fiiller
work with f. çekip çevirmek
work with f. idare etmek
work with f. yanında çalışmak

"work with" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
social work with the aged i. yaşlılarla sosyal hizmet
social work with youth i. gençlerle sosyal hizmet
social work with the homeless i. evsizlerle sosyal hizmet
social work with people with disabilities i. engellilerle sosyal hizmet
social case work with youth i. gençlerle sosyal vaka çalışması
social work with children i. çocuklarla sosyal hizmet
social work with the handicapped i. engellilerle sosyal çalışma
social work with alcoholics i. alkoliklerle sosyal hizmet
social work with children with disabilities i. engelli çocuklarla sosyal hizmet
social work with women i. kadınlarla sosyal hizmet
social work with children and families: getting into practice i. aile ve çocuklarla sosyal hizmet: uygulamaya giriş
work with determination f. azimle çalışmak
start work on with purpose and vigor f. atağa geçmek
be snowed under with work f. başını kaşıyacak vakti olmamak
work with limited means f. sınırlı araçlarla çalışmak
work closely with f. ile yakın çalışmak
work closely with f. ile yakın çalışmalar içinde olmak
work together with f. ile birlikte çalışmak
make friends with all the people he/she work with f. (birlikte) çalıştığı herkesle/bütün insanlara arkadaş olmak istemek
work with harmony f. uyum içinde çalışmak
work with harmony f. ahenk içinde çalışmak
in association with work-related stress zf. işe bağlı stres ile bağlantılı olarak
Öbek Fiiller
work with (something) f. (bir aletle) çalışmak
work with (something) f. (bir malzeme) kullanarak çalışmak
work with (something) f. (bir şeyle/malzemeyle) çalışmak
work with (someone) f. (biriyle) birlikte çalışmak
work with (someone) f. (biriyle) çalışmak
work with (something) f. (bir alet) kullanmak
work with (someone) f. (biriyle) iş birliği içerisinde çalışmak
İfadeler
with respect to scope of work expr. işin kapsamı ile ilgili
with respect to scope of work expr. işin kapsamı açısından
Deyim
work hand in glove with somebody f. dirsek temasında olmak
work hand in glove with somebody f. sırt sırta vermek
work hand in glove with somebody f. biriyle elele verip bir işe girişmek
work hand in glove with somebody f. dirsek temasına geçmek
work hand in glove with somebody f. işbirliğine girişmek
work in tandem with f. -ile birlikte uyum içinde çalışmak
work wonders with something f. (ağrı/acı/dert gibi) bir şeye çok iyi gelmek
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) yakın temas içerisinde çalışmak
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) bir arada çalışmak
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) yan yana/omuz omuza çalışmak
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) ortaklaşa çalışmak
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) dirsek temasında olmak/çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) dirsek temasında olmak/çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) yakın iş birliği içerisinde çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) yakın temas içerisinde çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) bir arada çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) yan yana/omuz omuza çalışmak
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) yakın iş birliği içerisinde çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) sırt sırta çalışmak
work hand and glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) sırt sırta çalışmak
work hand in glove with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) ortaklaşa çalışmak
Konuşma
we would like to work with you expr. sizlerle çalışmak isteriz
I can't work with a guy like that expr. ben böyle bir herifle çalışamam
who do you want to work with? expr. kimlerle çalışmak istiyorsun?
who do you want to work with? expr. kiminle çalışmak istiyorsun?
Siyasal
work with visual display units i. görsel teşhir birimleri ile çalışma
Argo
to hell with work i. çalışmanın canı cehenneme
to hell with work expr. işin canı cehenneme